Aklıma Geldikçe cem uçan, kişisel web sitesi http://www.cemucan.com/dinliyorumcaliyorum/aklima-geldikce 2010-08-25T06:06:22Z Joomla! 1.5 - Open Source Content Management Ronaldo Giovanni Padovan 2010-05-17T19:09:38Z 2010-05-17T19:09:38Z http://www.cemucan.com/dinliyorumcaliyorum/aklima-geldikce/81-ronaldo-giovanni-padovan Administrator cucan@cemucan.com <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;"><img style="float: right;" alt="290px-ronnie_james_dio" src="images/stories/290px-ronnie_james_dio.jpg" width="340" height="340" />Ronaldo Giovanni Padovan yani Ronnie James Dio 16 Mayıs 2010 günü öldü. Haberi aynı gün akşam saatlerinde aldım.</span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;"> Hiçbir zaman Dio'nun sadık bir dinleyicisi olmadım, fakat bugün, James Dio'nun ses verdiği albümlerin arasında gezinirken aslında dinleyici olarak müzik geçmişimde önemli bir yere sahip olduğunu biraz şaşkınlık biraz da pişmanlıkla fark ettim. Bugün dinlediğim şarkılar beni bir yandan seksenlerin ortasındaki ilk gençlik dönemine, evimize girip çıkan o zamanın çağdaş rock, hard rock, heavy metal şarkılarına götürdü. </span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Seslerin bir zaman makinası gibi iş görebildiğini daha önce de deneyimlemiştim. Yine de bugün, Rainbow, Black Sabbath ve Dio dönemlerinden adlarını bilmediğim, ama melodileri hâlâ zihnimin bir yerlerinde tazeliğini koruyan pek çok şarkıyla karşılaştığımda, zihnimin içindeki, tam olarak nerede gizlendiklerini hiçbir zaman bilemeyeceğim anların, seslerin varlığına bir defa daha hayranlıkla şahit oldum.</span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Son yıllarda bir kaç defa yapmak durumunda kaldığım gibi, </span><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Syd Barrett, Richard Wright ve Esbjorn Svensson'un ardından </span><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">James Dio'ya da sesler aracılığıyla veda ettim. </span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Bu kez hoparlörden Holy Diver yükseliyordu.<br /></span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;"><img style="float: right;" alt="290px-ronnie_james_dio" src="images/stories/290px-ronnie_james_dio.jpg" width="340" height="340" />Ronaldo Giovanni Padovan yani Ronnie James Dio 16 Mayıs 2010 günü öldü. Haberi aynı gün akşam saatlerinde aldım.</span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;"> Hiçbir zaman Dio'nun sadık bir dinleyicisi olmadım, fakat bugün, James Dio'nun ses verdiği albümlerin arasında gezinirken aslında dinleyici olarak müzik geçmişimde önemli bir yere sahip olduğunu biraz şaşkınlık biraz da pişmanlıkla fark ettim. Bugün dinlediğim şarkılar beni bir yandan seksenlerin ortasındaki ilk gençlik dönemine, evimize girip çıkan o zamanın çağdaş rock, hard rock, heavy metal şarkılarına götürdü. </span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Seslerin bir zaman makinası gibi iş görebildiğini daha önce de deneyimlemiştim. Yine de bugün, Rainbow, Black Sabbath ve Dio dönemlerinden adlarını bilmediğim, ama melodileri hâlâ zihnimin bir yerlerinde tazeliğini koruyan pek çok şarkıyla karşılaştığımda, zihnimin içindeki, tam olarak nerede gizlendiklerini hiçbir zaman bilemeyeceğim anların, seslerin varlığına bir defa daha hayranlıkla şahit oldum.</span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Son yıllarda bir kaç defa yapmak durumunda kaldığım gibi, </span><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Syd Barrett, Richard Wright ve Esbjorn Svensson'un ardından </span><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">James Dio'ya da sesler aracılığıyla veda ettim. </span></p> <p><span style="font-family: arial,helvetica,sans-serif;">Bu kez hoparlörden Holy Diver yükseliyordu.<br /></span></p> Elma İçinde Beatles 2009-11-04T18:33:47Z 2009-11-04T18:33:47Z http://www.cemucan.com/dinliyorumcaliyorum/aklima-geldikce/70-elma-icinde-beatles Administrator cucan@cemucan.com <p>Son yıllarda müzik endüstrisindeki değişimde en fazla pay sahibi şirketin Apple Computer olduğunu söylemek herhalde fazla abartılı olmaz. Dünya son 7-8 yılda, iTunes, iPod, iPhone gibi ürünlerle geleneksel anlamda bilgisayar donanımı işinde olan Apple'ın nasıl bir anda iletişim ve eğlence sektöründe önemli bir oyuncu olduğuna şahit oldu.</p> <p>Bu kez bir başka Apple (bu gerçekten de başka bir elma, Beatles'ın sahibi olduğu Apple Corp'tan bahsediyorum) müzik dünyasına bir  yenilik getiriyor. Apple Corp'tan yapılan açıklamaya göre Beatles'ın 14 albümü içeren bütün katalogu, elma şeklinde bir usb flash bellek içinde Aralık ayından itibaren satışa sunulacak.</p> <p style="text-align: center;"><img src="images/stories/143646-view_386.jpg" width="386" height="114" alt="143646-view_386" /></p> <p>Elmanın İçindeki Beatles ürünü stereo olarak yeniden mikslenmiş 14 albüm, 13 kısa belgesel ve bir çok görsel malzemeyi barındırıyor. 44.1 Khz, 24 bit FLAC ve 320 Kbps MP3 formatında 16 GB'lık bir flash bellek içinde satışa sunulacak olan Beatles Katalogu'nun satış fiyatının 279.99$ (280 değil !) olması bekleniyor.</p> <p>Bir küçük not: Dijital Beatles Katalogu'nun iTunes'da (ya da diğer online müzik mağazalarında) satışa sunulmayacağı açıklandı.</p> <p>Ayrıntılı bilgi için<a href="http://beatles.fanfire.com/cgi-bin/WebObjects/Store.woa/wa/artist?artistName=Beatles.com&amp;sourceCode=BEAWEB" target="_blank">&gt;&gt;&gt;</a></p> <p>Son yıllarda müzik endüstrisindeki değişimde en fazla pay sahibi şirketin Apple Computer olduğunu söylemek herhalde fazla abartılı olmaz. Dünya son 7-8 yılda, iTunes, iPod, iPhone gibi ürünlerle geleneksel anlamda bilgisayar donanımı işinde olan Apple'ın nasıl bir anda iletişim ve eğlence sektöründe önemli bir oyuncu olduğuna şahit oldu.</p> <p>Bu kez bir başka Apple (bu gerçekten de başka bir elma, Beatles'ın sahibi olduğu Apple Corp'tan bahsediyorum) müzik dünyasına bir  yenilik getiriyor. Apple Corp'tan yapılan açıklamaya göre Beatles'ın 14 albümü içeren bütün katalogu, elma şeklinde bir usb flash bellek içinde Aralık ayından itibaren satışa sunulacak.</p> <p style="text-align: center;"><img src="images/stories/143646-view_386.jpg" width="386" height="114" alt="143646-view_386" /></p> <p>Elmanın İçindeki Beatles ürünü stereo olarak yeniden mikslenmiş 14 albüm, 13 kısa belgesel ve bir çok görsel malzemeyi barındırıyor. 44.1 Khz, 24 bit FLAC ve 320 Kbps MP3 formatında 16 GB'lık bir flash bellek içinde satışa sunulacak olan Beatles Katalogu'nun satış fiyatının 279.99$ (280 değil !) olması bekleniyor.</p> <p>Bir küçük not: Dijital Beatles Katalogu'nun iTunes'da (ya da diğer online müzik mağazalarında) satışa sunulmayacağı açıklandı.</p> <p>Ayrıntılı bilgi için<a href="http://beatles.fanfire.com/cgi-bin/WebObjects/Store.woa/wa/artist?artistName=Beatles.com&amp;sourceCode=BEAWEB" target="_blank">&gt;&gt;&gt;</a></p> Sahne Halleri 2009-10-26T06:40:19Z 2009-10-26T06:40:19Z http://www.cemucan.com/dinliyorumcaliyorum/aklima-geldikce/68-sahne-halleri Administrator cucan@cemucan.com <p style="text-align: center;"><strong><img style="padding: 0px; margin: 0px;" alt="cem1" height="203" width="300" src="images/stories/cem1.jpg" /></strong></p> <p>Sahnede olmak, sahnenin en arkasında olmak, sahnenin en arkasında olup belki de en geniş görüş açısına sahip olmak (ya da öyle olduğunu düşünmek) çok rahatlatıcı bir düşünce değil. Burada sahnedeki sanatçının yalnızlığı gibi fikirlerden bahsetmeyeceğim. Sahneye çıkan herkesin (ve sahneye çıkan kişiye bakan herkesin) farklı bir tecrübesi, düşüncesi vardır bu konuda elbette.<br /><br />Öyle acayip sayıda olmasa da yirmi beş yıl içinde her yıl için en az bir konserde sahnede bulunmuşumdur. Onca yıl her konserde, ne kadar rahat olduğumu düşünsem de, zaman zaman (itiraf etmeli ki çoğunlukla), kendimle ve sonrasında çevremle ilgili türlü türlü düşüncelerin istilasına uğruyor zihnim.<br /><br />Bir yandan çalmakta olduğumuz şarkını ritmini belirli sınırlar içinde tutmak, bir yandan ellerimi kontrol etmek (acaba doğru bir pozisyonda mı bagetler, az sonra gelecek olan bölümde her zamanki hareketlerimi mi yapsam -alışıldık, ezberlenmiş- yoksa daha yeni bir şeyler mi yapmalı) bir yandan seyirciyle (ki aslında varlığımdan pek de haberdar olmadığını düşündüğüm seyirciyle, çünkü işlev itibariyle alt yapıdır davul, temeldir ama alttadır, bunu sahne düzlemine taşırsak arkadadır, gözden ırak olan...) iletişim kurmaya çalışmak (en azından tek yönlü) ve daha bir sürü iş. Tüm bunları yaparken de içinde bulunduğun durumdan (müzik yapmak, sevdiğin türde müzik yapmak, her türlü mecburiyetten sıyrılmış olmak, sahnede özgür olmak) keyif almak... Hepsi bir arada, alt alta ya da yan yana sıralanınca pek zor işlermiş gibi görünseler de aynı ana sığabiliyorlar.</p> <div style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><img src="images/stories/7pf2pankarab_s_11.jpg" width="320" height="214" alt="7pf2pankarab_s_11" /></span></div> Beni şaşırtan da tüm bunların farkında olduğunu düşündüğüm zihin hallerim. (Şimdi ritm biraz kaçtı, vokaller biraz ton dışında, simdi sol taraftaki seyircilerin ilgisini bu şarkıda tutamadık, kendi aralarında konuşuyorlar, şu anda gitarın tonu sanki biraz fazla sert bu şarkı için... ve "ama tüm bunlar da çok keyifli" değil mi, "otuz altı yaşındasın ve kendi isteğinle, kendi keyfin için yapabildiğin bir meşgalen var ve bak herkes gülümsüyor", "galiba iyi bir şeyler yapıyorsunuz".)<br /><br />Konser halleri ve sahne halleri bunları düşündürüyor zaman zaman. Galiba, hayattaki varlığına inandığım genel muğlaklığın kapsamında konser halleri ayrı bir yere sahip. İnişler ve çıkışlar, zihnin farklı halleri, aynı ana sıkışan düşüncelerin aralarındaki mesafe...<br /><br />Bu haller bir garip haller! <p> </p> <p style="text-align: center;"><strong><img style="padding: 0px; margin: 0px;" alt="cem1" height="203" width="300" src="images/stories/cem1.jpg" /></strong></p> <p>Sahnede olmak, sahnenin en arkasında olmak, sahnenin en arkasında olup belki de en geniş görüş açısına sahip olmak (ya da öyle olduğunu düşünmek) çok rahatlatıcı bir düşünce değil. Burada sahnedeki sanatçının yalnızlığı gibi fikirlerden bahsetmeyeceğim. Sahneye çıkan herkesin (ve sahneye çıkan kişiye bakan herkesin) farklı bir tecrübesi, düşüncesi vardır bu konuda elbette.<br /><br />Öyle acayip sayıda olmasa da yirmi beş yıl içinde her yıl için en az bir konserde sahnede bulunmuşumdur. Onca yıl her konserde, ne kadar rahat olduğumu düşünsem de, zaman zaman (itiraf etmeli ki çoğunlukla), kendimle ve sonrasında çevremle ilgili türlü türlü düşüncelerin istilasına uğruyor zihnim.<br /><br />Bir yandan çalmakta olduğumuz şarkını ritmini belirli sınırlar içinde tutmak, bir yandan ellerimi kontrol etmek (acaba doğru bir pozisyonda mı bagetler, az sonra gelecek olan bölümde her zamanki hareketlerimi mi yapsam -alışıldık, ezberlenmiş- yoksa daha yeni bir şeyler mi yapmalı) bir yandan seyirciyle (ki aslında varlığımdan pek de haberdar olmadığını düşündüğüm seyirciyle, çünkü işlev itibariyle alt yapıdır davul, temeldir ama alttadır, bunu sahne düzlemine taşırsak arkadadır, gözden ırak olan...) iletişim kurmaya çalışmak (en azından tek yönlü) ve daha bir sürü iş. Tüm bunları yaparken de içinde bulunduğun durumdan (müzik yapmak, sevdiğin türde müzik yapmak, her türlü mecburiyetten sıyrılmış olmak, sahnede özgür olmak) keyif almak... Hepsi bir arada, alt alta ya da yan yana sıralanınca pek zor işlermiş gibi görünseler de aynı ana sığabiliyorlar.</p> <div style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><img src="images/stories/7pf2pankarab_s_11.jpg" width="320" height="214" alt="7pf2pankarab_s_11" /></span></div> Beni şaşırtan da tüm bunların farkında olduğunu düşündüğüm zihin hallerim. (Şimdi ritm biraz kaçtı, vokaller biraz ton dışında, simdi sol taraftaki seyircilerin ilgisini bu şarkıda tutamadık, kendi aralarında konuşuyorlar, şu anda gitarın tonu sanki biraz fazla sert bu şarkı için... ve "ama tüm bunlar da çok keyifli" değil mi, "otuz altı yaşındasın ve kendi isteğinle, kendi keyfin için yapabildiğin bir meşgalen var ve bak herkes gülümsüyor", "galiba iyi bir şeyler yapıyorsunuz".)<br /><br />Konser halleri ve sahne halleri bunları düşündürüyor zaman zaman. Galiba, hayattaki varlığına inandığım genel muğlaklığın kapsamında konser halleri ayrı bir yere sahip. İnişler ve çıkışlar, zihnin farklı halleri, aynı ana sıkışan düşüncelerin aralarındaki mesafe...<br /><br />Bu haller bir garip haller! <p> </p> Amarok: Mike Oldfield 2009-09-30T20:24:28Z 2009-09-30T20:24:28Z http://www.cemucan.com/dinliyorumcaliyorum/aklima-geldikce/61-amarok-mike-oldfield Administrator cucan@cemucan.com <p style="text-align: center;"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/3/3e/Mike_oldfield_amarok_album_cover.jpg" /></p> <p>Amarok'u ilk defa 1991 yılında dinledim. Hakkındaki rivayetler çeşitli olsa da Mike Oldfield'ın bilerek ve isteyerek, herhangi bir ticari başarı kazanmamak üzere tasarladığı bir albüm olduğu kesin.</p> <p> </p> <p style="text-align: center;"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/3/3e/Mike_oldfield_amarok_album_cover.jpg" /></p> <p>Amarok'u ilk defa 1991 yılında dinledim. Hakkındaki rivayetler çeşitli olsa da Mike Oldfield'ın bilerek ve isteyerek, herhangi bir ticari başarı kazanmamak üzere tasarladığı bir albüm olduğu kesin.</p> <p> </p>